Perşembe , 14 Kasım 2019
Buradasınız: Anasayfa » Anne-Çocuk » Anne olmadan önce bilmeniz gerekenler
Anne olmadan önce bilmeniz gerekenler

Anne olmadan önce bilmeniz gerekenler

(Uzun zamandır bloga verdiğim arayı; ikizlerini 2 yaşına getirmiş, zaman zaman sıyırmanın eşiğine gelse de anneliğin hem deliliğini, hem keyfini süren, artık “deneyimli” ikiz annesi olan, dostum Seda Baştuğ Dilli’nin yazısıyla kapatayım.  Keyifli okumalar dilerim.)
Dünya iyilikle kötülüğün dengesi üzerine kurulu. Annelik de buna benzer bir şekilde güzellik ve zorluğun eşsiz bir karması. Bir şey ne kadar güzelse o kadar zordur ve annelik; bir kadının başına gelebilecek en güzel şeylerden biri!
Anne olmak… Bu söz pek çok şekilde tanımlanabilir. Birçok klişe tabir de bu tanımları oluşturabilir ve bu tanımlar doğrudur da genellikle…
Anne olmadan önce hiçbir kadın tam olarak neyle karşılaşacağını bilemez. Anne olduktan sonra da asla eskisi gibi olmaz.
Her şeyden önce başka bir canlıyı her açıdan yetiştirmeniz gerektiğini bilmelisiniz ve kabullenmelisiniz. Çevrenizden, “Çocuk sahibi olunca hayatınız bitecek” lafını sıkça duyabilirsiniz. Bu laf hoşunuza gitmeyebilir. Ama hoşunuza gitse de gitmese de doğru. Bir birey dünyaya getireceksiniz ve hayata, dünyaya uyum sağlaması için her açıdan size muhtaç. Ve kendi kişiliğiyle dünyaya geliyor. Kendi genetik özellikleriyle, sorunlarıyla, güzellikleriyle… Bunu değiştiremezsiniz. Kabullenmeli, hatta benimsemeli ve bu özelliklere sahip bireyi rahatlatmalı, mutlu etmeli; ayrıca bu özelliklerle hayata uyumlu olmasını sağlamalısınız. 1 aylık bir bebeğin de, 17 yaşında bir ergenin de bu konuda desteğinize ihtiyacı var.
Çocuğunuzun bebeklik döneminde sağlık sorunları, yeme problemi, gaz sorunu, kaka yapma güçlüğü, uykuya dalamama veya sık sık uyanma sorunu olabilir. Uykusuz, aç, nefes almaya muhtaç dolaşabilirsiniz. Bunlara hazırlıklı olun.
Evet, annelik anlatılamayacak, ancak yaşanacak kadar güzel bir duygu. Anne olmadan anne olmanın ne demek olduğunu gerçekten de asla anlayamayacaksınız. Fakat hissetmeye çalışmak faydalı olabilir.
Eğer fırsatınız varsa, çocuk sahibi olmadan önce hayatı dolu dolu yaşayın. Çılgınca şeyler yapın gerekirse. Çünkü size sıradan gelen pek çok şey, anne olunca heyecan verici olabilir. İçinizde bir şey kalmamasını sağlamaya çalışın.
Maddi olarak elinizden geldiğince birikim yapın. Hayat sürprizlerle dolu. Hiç hesapta olmayan ciddi ödemeleriniz olabilir.
Çevrenizdekileri (anne, baba, kayınvalide, kayınpeder vs.) yaşayabileceğiniz durumlarla ilgili bilgilendirin. Hiç duymadıkları şeylerle karşılaşacaklar ve size burun kıvıracaklar. Aslında bunu iyi niyetli bir şekilde yapacaklar ama öyle bir zaman gelecek ki sizi çok yıpratabilecekler. Nasıl bir insan olduğunuzu, hamilelikle ve annelikle hayatınızda nelerin değişeceğini, onlardan hangi davranışları beklediğinizi anlatın. Yani kısacası onların da hazır olmasına yardım edin. En azından deneyin!
Mümkün olursa evinizde evcil bir hayvan besleyin. Ona karşı sorumluluğu eşinizle paylaşın.
Yakınlarınızdan birinin bebeğiyle bir gün boyunca ilgilenin. Oyun oynayın, besleyin, nasıl uyuduğunu gözlemleyin, altını değiştirin. Bebeğin anne ve babasından deneyimlerini dinleyin.
Baba adayı ile çocuk bakımı ve yetiştirme konusunda konuşun. Erkekler genelde ‘doğmamış çocuğa don biçmek’ istemez. Ama ‘o donun modeline karar vermek’ iyi bir başlangıç aslında. Bu konuda anlaşmak için temelde ‘kafa dengi’ olmak çok önemli. Aile olgusuna bakış açınızın benzer olması da işinizi kolaylaştırabilir. Unutmayın, bir çocuk için anne birinci derecede önemli; ama anne için de baba aynı şekilde birinci derecede öneme sahip. Belki çocuktan önce çok iyi anlaşıyorsunuz, ama anne baba olduktan sonra çok sık tartışabilirsiniz. Bunlar genellikle önemsiz tartışmalar olur, ancak tüm varlığıyla kendini bir insan yavrusuna adamış bir kadın için bu önemsiz tartışmalar oldukça yıpratıcıdır.
Kadınların hamilelikle başlayan duygusal iniş çıkışları olur. Neden? Şöyle anlatmak etkili olabilir: Siz 55 kilosunuz ve birden 100 kiloluk bir yük kucağınıza veriliyor. Taşımak zorundasınız ve siz oldukça istekli bir şekilde bu yükü taşıyorsunuz. Ama zaman zaman ağırlığa dayanamayıp altında eziliyorsunuz. İşte kadın için de durum buna benziyor. Bu duygusal ağırlık, ancak omuz verecek biriyle hafifleyebilir. Bu omzu da vermesi gereken kişi erkektir. Erkeğin de buna hazır olması gerekir.
Eskiden nişanlılık nasıl evliliğe hazırlık dönemi olarak görülüyorduysa, hamilelik de anneliğe hazırlar kadını. Siz farkında olmadan olur üstelik bu. Hamileliğiniz boyunca beslenme, uyku, egzersiz ve psikoloji en çok dikkat edilmesi gereken 4 konu.
Duygusallığınız lohusalıkta tavan yapacak. Herkesin bebekle ilgilendiğini, kimsenin sizi anlamadığını düşüneceksiniz. Keşke tüm lohusaların etrafında, “Hadi kızım, sen çok bunaldın. Bebek uyurken biraz uyu”, “Sıkılmadın mı hep evde olmaktan? Biraz hava al. Bir şey olursa seni çağırırız.”, “Sana ne yemek yapayım, ne zaman yemek istersin?”, “Güzel kızım, sen ne güzel anne oldun. Aferin sana. Ama çok yoruluyorsun, dinlen biraz.” diyebilecek birileri olsa. Belki şimdinin anneleri ileride kızlarına ya da gelinlerine böyle davranabilirler. Ancak en güzeli maddi durumunuz yeterliyse evde bir bakıcı/yardımcı bulundurmak. Tabii bu her zaman mümkün olmuyor. Öyleyse kendinizi güçlü hissetmeyi, sizi üzebilecek şeylere karşı sanki hiç olmamış gibi davranmayı deneyebilirsiniz. Başarabilirseniz madalya takmıyorlar, ama madalya takılsa o denli iyi olamazsınız!
Geleceğe dair kişisel planlar yapmaktan vazgeçmeyin. Anneliğin ilk yılları kadının hayatında pek çok şeyi donduruyor ama bu normal bir şey. Hayat devam ediyor, edecek. Yine hobileriniz olacak, yeni hedefler belirleyeceksiniz ve onlar için uğraşabileceksiniz. Üstelik bunları yaparken canınızdan çok sevdiğiniz yavrunuz da sizinle olacak!
Peki, anne olmak ne demek? Bu yazıda daha çok, “Anne olma fikrine nasıl hazır oluruz?” sorusuna yanıt vermeye çalıştık açıkçası. Belki biraz ürkütücü oldu annelik hayali kuran kadınlar için. Ama bunları bilmeniz gerektiğini çok az kişiden duyarsınız. “Sudan çıkmış bir balık” olmamak için insanın zihnen tüm bunların ve belki daha fazlasının farkında olması, bu zorlukların üstesinden gelme konusunda bir parça yardım edebilir.
Asla “keşke, acaba” diyemeyeceğiniz kadar güzel olan bu eşsiz duygu, bir kadını hayatındaki en ‘tam’ haline dönüştürür ve hiç bitmeyen bu uğraş, insana kendini hep ‘eksik’ hissettir. Aslında annelik tam da böyle bir şey.
Son olarak küçük bir sır: Anne olmanın ne demek olduğu, çocuğunu kucağına alır almaz annenin kalbinden kulağına fısıldanıyor!
Seda Baştuğ Dilli

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

Descargar musica