Cuma , 16 Ağustos 2019
Buradasınız: Anasayfa » Hayata Dair » Gerze halkı direnerek kazandı
Gerze halkı direnerek kazandı

Gerze halkı direnerek kazandı

Gerze’yi bilir misiniz? Sinop’un Karadeniz kıyısında güzel mi güzel, şirin mi şirin ilçesi. Masmavi deniz, yemyeşil bir doğa, etrafında ormanlar, sıcak bir iklim… Öyle ki Gerze’ye ilk gittiğinizde kendinizi Karadeniz’de değil de Ege’de hissedebilirsiniz, her yer zeytin ağacı…

İşte bu güzel ilçede son beş yıldır inanılmaz bir direniş var. Çünkü kentte yapılması düşünülen ve yıllardır tartışma konusu olan nükleer santral projesi yetmezmiş gibi, üzerine Gerze’ye termik santral kurulması planlıyordu. Gerze’nin deniz kenarındaki Yaykıl Köyü seçilmişti adres olarak.

9152428gerze-2[1]

Anadolu Termik Santralleri AŞ. tarafından ithal kömüre dayalı kurulması planlanan ”Gerze Enerji Santrali Projesi” ilk günden itibaren her kesimin tepkisine neden oldu. Temiz enerji kaynakları varken, dünya ülkelerinin terkettiği bu eski tip enerjinin ısrarla kurulmak istenmesi manidardı.

Termik santrallerin kenarından köşesinden geçmişsinizdir muhakkak. Nasıl kirli bir hava vardır, yaz günü bile her yer gridir, her yer toz. Çıplak gözle bile görülen bu kirlilik doğaya nasıl zararlar veriyor bakalım?

Wikipedia’ya göre; “Termik santrallerin ürettiği ısının bir bölümü çevreye atılır. Soğutma suyunun sağlandığı kıyı ve ırmak suları birkaç derece ısınır. Kömürün yanmasıyla oluşan küllerin bir bölümü bacaların elektrostatik filtrelerinden dışarı sızar. Ve nihayet, bütün fosil yakıtlar azot ve kükürt içerir ve bu maddeler yanma sonrasında oksitler halinde atmosfere karışır. Çevre uzmanlarına göre gaz atıklar, ormanlar için son derece zararlı olan asit yağmurlarının en önemli nedenidir.”

Türk Tabibler Birliği’de konuyla ilgili internet sitesinde şu bilgileri vermiş “Bacalardan atılan kükürt ve azot oksitler, hakim rüzgarlarla ortalama 2 – 7 gün içerisinde atmosfere taşınırlar. Bu zaman süresi içinde bu kirleticiler, atmosferdeki su partikülleri ve diğer bileşenlerle tepkimeye girerek sülfürik asit ve nitrik asiti oluştururlar. Bunlar da yeryüzüne yağmur ve kar ile ulaşır. Böylece baca gazları ikinci kez ve daha geniş bir bölgeye etki etmiş olurlar. Bölgenin arazi yapısı ve hava koşullarına bağlı olarak, etki yüzlerce kilometreye kadar yayılabilmektedir. Asit yağmuru denilen bu olgu yalnızca canlılar için değil, taş yapıtlar ve eski sanat eserleri için de önemli bir tehlike oluşturmaktadırlar.

Asit yağmurları, yaprakların stomalarına girerek yaprağın su dengesini sağlayan stoplazmanın asitleşmesine neden olurlar. Bunun sonucunda sıvı kaybeden yaprak, kısa sürede ölür. Bu şekilde ağacın hastalıklara dayanıklılığı azaldığından zararlı böceklerin istilasına uğrar ve ölümü hızlanır. Ayrıca giderek zayıflayan ve yaprak kaybeden ağacın tepe çatıları seyrekleşerek rüzgar perdesi görevini yapamaz ve ağaç rüzgardan devrilebilir. Asit yağmurunun toprağa düşmesi sonucu toprağın asiditesi artar ve bu kuvvetli asidik çözeltiler topraktaki Ca++ , Mg+ , K+ gibi minerallerin kaybına neden olur. Bu mineraller ağaçların büyümesi ve kendilerini yenilemeleri için yaşamsal öneme sahiptirler. Toprakta PH %5’ in altına düşerse toprak sıvısı içinde alüminyum ve ağır metallerin konsantrasyonu artar. Kurak mevsimlerde topraktaki nemin azalması sonucu bu maddeler iyice yoğunlaşır ve bitki kökleri için öldürücü etki gösterirler. Ayrıca kloroplastlarda biriken SO2  yaprağın fotosentez yapmasını engeller ve bu yolla da ağaca zarar verir. Tüm bunların sonucunda ağaçların yeşil sürgünleri gelişmeyip kurumakta, yaprakları dökülmekte, çiçek ve meyve vermemektedir.

gerze4

 

Ormanlar hava kirliliği için bazen doktor bazen de hasta durumundadırlar. Olgun iri yapraklı 100 yaşındaki bir kayın ağacı saatte yaklaşık olarak 1.7 kg O2üretmekte, 2.35 kg CO2 tüketmektedir. Ayrıca aynı kayın ağacı yılda 1 ton tozu süzmekte, baca gazları, bakteri ve virüsleri bağlamaktadır. Bu nedenle orman havası havadaki partiküllerin, özellikle solunumla akciğere giden tozların sayısı bakımından kent havasına göre  %90 – 99 oranında daha temizdir. Bu durumda termik santralların etkileriyle ortaya çıkan orman ölümlerinin insan sağlığını ne derece olumsuz etkilediğini tahmin etmek pek zor değildir. Bacadan atılan gazların etkisiyle evcil hayvanların verimi azalır, kara ve sulardaki yaban hayvanlarının sayısında azalma olur.

Termik santrallar soğutma, buhar elde etme ve temizleme gibi çeşitli amaçlarla su kullanmakta ve tüm bu işlemler sonucunda tonlarca atık su oluşturmaktadırlar (Su arıtma tesisi atık suları, su – buhar çevriminden kaynaklanan atık sular, curuf teknesi taşıntı suları, luvo yıkama ve temizleme suları, yağlı sular, evsel atık sular ve yağmur suları, kömür stok sahası drenajları). Bu miktar ve özellikteki atıkların ne kadar işlemden geçirilirse geçirilsin, çevre kirliliğine yol açması kaçınılmazdır. Çünkü sonuç olarak bu sular ya toprağa ve yeraltı sularına ya da bir şekilde denize ulaşacaktır.”

gerze2

Hal bu olunca Gerze’de inanılmaz bir direniş başladı. Bergama köylülerini hatırlarsınız, Gerzeliler de onu aratmadı. Benim için Gerze ayrıdır, özeldir, baba memleketidir. Bayramda oradaydım, bütün sokaklar, evler pankarttı. Bakkalı, berberi, doktoru, öğretmeni, öğrencisi, çiftçisi, pazarcısı… Aklınıza kim gelirse… Bireysel, toplu, ailece, herkes afiş hazırlamış, pankart yaptırmış. Nasıl duygulandım, nasıl gözlerim doldu anlatamam…

gerze3

İşte bunu anlatacaktım sizlere… “Küçücük bir ilçenin kocaman yürekli insanları nasıl da direniyor, görün” diyecektim ki bugün harika bir haber aldım. Evet, beklenen, istenen oldu ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, ”Gerze Enerji Santrali” projesine ait ÇED sürecini, santral kurulmak istenen yerin bir kısmının orman alanı olması nedeniyle durdurdu.

Habere göre; “Anadolu Grubu’na bağlı Anadolu Termik Santralleri A.Ş. tarafından ithal kömüre dayalı kurulması planlanan Gerze Enerji Santrali Projesi hakkında hazırlanan ÇED raporu, 19 Aralık 2011’de bakanlığa sunuldu. Toplantıda İnceleme Değerlendirme Komisyonu’nda bulunan Orman Genel Müdürlüğü’nce “termik santral kurulmak istenen yerin hemen yakınında ormanlık alanlar bulunduğu, hatta santralin bir kısmının orman alanında olduğu, bilimsel araştırmalarla termik santralden açığa çıkacak bazı emisyonların rüzgarsız ortamda 10 kilometre mesafeyi olumsuz etkilediği” belirtildi.

Durdurma gerekçeleri arasında santralin 25 kilometre uzaktaki Tabiatı Koruma Alanı olan Sarıkum Göleti’ni etkileyeceği, projenin ormanlar ve ormancılık çalışmaları açısından olumsuzluğa neden olacağı görüşü de yer aldı.”

Tabi resmi açıklama henüz yapılmadı ama bu çok büyük bir başarı. Bu başarı doğasını, toprağını, denizini, ağacını vermeyen, geleceklerinin karartılmasına müsaade etmeyen onurlu insanların başarısı. Mutluyum, gururluyum… Her anne gibi çocuğunun temiz, nefes alınabilir bir dünyada büyümesini hayal ediyorum.

Ve Gerze gibi, dört bir tarafta doğası, yeşili, denizi ve ağacı için mücadele eden insanlar oldukça umutlanıyorum. İyi ki varsınız, onurlu mücadeleniz devam ettikçe bu ülke daha yaşanılır bir yer olacak bilesiniz.

Bu akşam Gerze’de Yaykıl Köyü’nde kutlama var. Bende bu kutlamaya Gerze Halk Direniş Korosu’nun muhteşem performansıyla selam gönderiyorum 🙂 Tebrikler Gerze!

 

 

 

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

Descargar musica