Pazar , 21 Nisan 2019
Buradasınız: Anasayfa » Hayata Dair » Kandıra’dan gelen küçük misafir
Kandıra’dan gelen küçük misafir

Kandıra’dan gelen küçük misafir

Dün iş için Kandıra’ya gittim. Deniz manzaralı bir mekanda oturmuş çaylarımızı yudumluyor bir taraftan da iş konuşuyoruz. O esnada deniz kenarında taşların arasında renkli bir kuş gördüm. Uçmaya çalışıyor uçamıyor, denizde ıslanmış, oldukça şaşkın. Kalktım baktım, kafası sarı, yanakları kırmızı, kanatları gri renkli bir sultan papağanıydı. (Cinsini çok iyi biliyorum çünkü Salih’in kardeşi Sinan’ın kocaman bir kafes içinde ikisi dişi, biri erkek ve biri yavru olmak üzere 4 sultan papağanı var. Ayrıca dişi kuşlardan birinin de şu günlerde 4 yumurtası daha var her an yavru çıkabilir).

Arkadaşıma gösterdim. Bir atlayışta indi yanına, yavaşça yaklaştı ve eline aldı. Zaten o kadar korkmuş ve yorulmuş ki zavallı, kaçamadı bile. Elime aldığım anda onu yanımda İstanbul’a götürmeye karar verdim. Evcil bir hayvandı, dış koşullara uyumlu değildi, aç kalabilirdi veya başka hayvanlara yem olabilirdi.

Günü bu kutu içinde geçirdi

Günü bu kutu içinde geçirdi

Hemen yakınlarda bir bakkaldan bir kutu bulduk, güzelce deldik. İçine birkaç çubuk kraker ve bir kapak su koydum. Yalnız küçük bir sorunum vardı: Eve dönmeme çok vardı ve tüm gün dışarda olacaktım! Karar vermiştim bir kere geri dönmek olmaz. Gün içinde birkaç ayrı noktaya gitmemiz gerektiği için gittiğim yerlerde kutuyu elimde taşıdım, sıcakta arabada bırakmadım. Öğle yemeğinde de bizimleydi. Orada da ekmeğini verdim suyunu tazeledim.

Yine de emin değildim. İyi bir şey yapayım derken daha kötü bir şeye de sebep olmaktan korktum. Sinan’ı aradım, durumu anlattım. “Aç bırakma, suyunu ver, kutuyu del, çok sıcakta bırakma, gelir sorun olmaz” dedi. Zaten hepsini yapmıştım.

DSCN1325

Akşamüzeri İstanbul’a doğru yola koyulduk. Yol bitmek bilmedi, İstanbul’un meşhur trafiği sebebiyle 3 saatte Sinanlara varabildik. Nehir zaten orda babaannesinin yanındaydı. Bizimkisi kuşlara bayıldığı için onların yanından ayrılmıyor.

Sinan ayrı bir kafes hazırlamıştı. Kuşun suyunu, vitaminini, yemini verdik. Kuş onca saat kutuda ve yolda olduğu için oldukça asabileşmişti. Saldırıyordu. Kafese girince yavaş yavaş kendine geldi. Diğer kuşlar da sonra yanına geldi. Karşılıklı ötüştüler.

Kısa sürede alıştılar...

Kısa sürede alıştılar…

Nehir annesinin elinde bir kuşla gelmesine çok şaşırdı. Çok mutlu oldu. Sinan amcası yumurtadan çıkan yavru kuşlardan birini bize verecek. Nehir merakla onu bekliyor. Ben de tesadüf eseri bulduğum ve adını “Kaçak” koyduğum bu kuşu biraz toparlanınca bizim eve almak istedim ama Sinan “bu kuş bende kalsın, ben size yavru vereyim” diyor 🙂 Henüz karar veremedim ama dün akşam biz gittikten sonra bizim Kaçak Sinan’ın göğsünde yatıp uyumuş, bunu duyunca da iyice kafam karıştı 🙂

Sonuç olarak yakında ya Kaçak, ya yavrulardan biri Nehir’in yeni arkadaşı olarak bizimle yaşayacak 🙂

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

Descargar musica