Cuma , 25 Temmuz 2014
Buradasınız: Anasayfa » Anne-Çocuk » Yorgun anne
Yorgun anne

Yorgun anne

Yorgunum, hem de en fenasından. Hani omuzlar ağırlaşır, el ayak kalkmaz olur, adım atmaya mecalin kalmaz, gözlerini uykudan açamazsın ya işte öyleyim. Günlerin, ayların yorgunluğu çöktü üzerime…

Dolayısıyla gerginim, sinirlerim yay gibi, kavga etmeye yer arıyorum. Bağırıp, çağırıp rahatlayıp sonra da deliksiz bir uyku çekmek istiyorum. Yapamıyorum.

Benim yorgunluğumun karşısında günlerdir doğru düzgün parka, bahçeye çıkaramadığım Nehir’in enerjisi çıkınca afallıyorum. Resmen “error” veriyorum.

Eve gidince ofiste bıraktığım bir işim olmadığından, bu iş 7/24 beynimi meşgul ettiğinden, güya son 6 aydır yarı zamanlı ofis-ev çalışsam da beynim bu işlerin ağırlığı altında ezilip büzülüyor.

Evde ilginin alasını bekleyen 2 yaş çocuğunu 2 kitap okuyup, 1 boyama yapıp üstüne de piknikçilik oynamanız kesmiyor. Sırada en az 10 kitap, oyun hamurları, yapboz, eşleştirme kartları ve sayamadığım bir dolu aktivite bekliyor.

Her yemeği yemeyen, kahvaltı yapmayı sevmeyen bu çocuğun kahvaltısı için her gün yeni şeyler denemeyi, her öğlen ve akşam farklı bir yemek yapmayı, aralarda sütünü içirip, meyvesini yedirmeyi, atıştırmalık bir şeyler hazırlamayı saymıyorum bile.

Hele bu iki yaş bebesi hastaysa, iştahsızlık sebebiyle anne sütünü kesmeye çalışan anneye iyice “meme” diye saldırıyorsa, tüm gece kendi emmek suretiyle anneyi uyutmuyorsa…

yorgun1

Ve tam da tuvalet eğitimi başladıysa, bu yorgun anne saat başı çocuğu alıp banyoya götürüp çiş yapmasını bekliyorsa, arada olan kazalar sebebiyle elinde bir temizlik bezi dolanıyorsa, çişli kıyafetleri bir taraftan yıkayıp kurutuyorsa,

Annesinin rujunu eline geçiren bu afacanın salondaki halının tamamını bir güzel boyadığını gören anne evdeki tüm temizlik malzemelerini karıştırıp, ağlamaklı bir şekilde halıyı temizleyip lekeleri çıkaramıyorsa, pes edip bırakıyorsa,

Anne çalışırken sinirlenen ve elini geçirdiği her şeyi fırlatan, “hayıl bilgisayarı açma” diye ağlayan, elindeki dergileri kitapları çekip çekip alan bir çocuk varsa,

Evdeki küçük kaşifin bu aralar dağınıklığı had safhadaysa, anne topladığı şeylerin arkasına döndüğünde tekrar dağıtıldığını görüyorsa,

Anne sık sık şehir dışına gidip gelmelerden, uykusuzluktan, dinlenememekten iyice yorulmuşsa, öğlen çocuğun uyuduğu iki saati dinlenmek yerine kendi işlerini yapmaya ayırıyorsa,

Ve anne yalnızsa, bir yalnızlık çökmüşse omuzlarına…

Bu söylediklerim birkaçı… Evet, çok yorgunum, beden yorgunluğumu geçiririm belki ama ruhum da öylesine yorgun ki… Her şey o kadar uzağımda ki… Kendimden uzağım.

Bu yorgunluk bebeğimden kaynaklanmıyor, bu aralar onun rutinleri yorgunluğumu arttırıyor sadece. Yoksa bana en iyi gelen şey yine de o. Dünyalar güzeli melek kızım.

Uzun zamandan sonra ilk defa kendim için bir şey yaptığım, mutlu olduğum, yeni projeler tasarladığım bloğa bile yazı yazmaya vakit bulamıyorum. Oysa yazılacak bir dolu yazı, denenecek çeşit çeşit tarif, gezilecek çok güzel yerler var…

Şu an bu yorgun anne çocuğunu uyutmuşken biran önce gidip yatmak yerine şu satırları kendi iç dökme seansı yapmışsa, bu anne iyileşme yolunda adım atmış mıdır, yoksa uslanmaz bir yorgun mudur? Bilemiyorum.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Descargar musica